TR EN
info@cidem.av.tr 0312 502 75 00

Emre İtaatsizlikte Israr ve Büyük Zararlar Veren İtaatsizlik Suçları

Unsur ve müeyyidesi Askeri Ceza Kanunu (As.C.K.)’nun 87/1’inci maddesinin ilk cümlesinde düzenlenen basit emre itaatsizlikte ısrar suçunun oluşabilmesi için;

  1. Hizmete ilişkin bir emrin varlığı,
  2. Bu emrin muhatabına tebliğ edilmek suretiyle malum ve muayyen hale getirilmesi,
  3. Emrin hiç yapılmamış olması,
  4. Suç işleme kastı ile hareket edilmiş olması, gerekmektedir.

Yerleşmiş Yüksek Mahkeme kararlarında, As.C.K.’nun 89’ncu maddesinde düzenlenen büyük zararlar veren itaatsizlik suçunun; As.C.K.’nun 87’nci maddesinde düzenlenen emre itaatsizlikte ısrar suçunun “netice sebebiyle ağırlaşmış” şekli olduğu kabul edilmektedir.

Maddede zararın sınırı ve boyutları belirtilmemekle birlikte, bunun “büyük ve önemli bir zarar” olması gerektiği gibi bu suçun oluşabilmesi için, meydana gelen zarar ile itaatsizlik konusu fiil arasında doğrudan bir illiyet bağı bulunmalıdır. Bunun yanında failin itaatsizlik özel kastı ile hareket etmesi aranmaktadır (As.Yrg.Gen.Krl. 16.6.1962 tarih,  E.1282, K.59 sayılı; As.Yrg.Daireler Kurulu’nun 15.6.2000 tarihli, 2000/124-123 E.-K. sayılı; As.Yar.3.D.’nin 09.05.2000 tarihli, 2000/296–296 E.-K. sayılı; As.Yrg.Daireler Kurulu’nun 28.09.2000 tarihli, 2000/141 – 137 E.-K. sayılı; As.Yrg.Daireler Kurulu’nun 17.02.2000 tarihli, 2000/57-46 E.-K. sayılı kararları örnek mahiyetindedir).

Bu anlamda, TSK İç Hizmet Kanunu’nun 6’ncı maddesinde hizmet kavramı; “Kanunlarla, nizamlarla yapılması veyahut yapılmaması yazılmış olan hususlarla, amir tarafından yazı veya sözle emredilen veya yasak edilen işlerdir” şeklinde tanımlanmıştır. Aynı Kanunun 8’inci maddesine göre, emir ise; “Hizmete ait bir talep veya yasağın sözle, yazı ile ve sair surette ifadesidir” şeklinde düzenlenmiştir.

 

Uygulamada, Büyük Zararlar Veren İtaatsizlik suçunun, çoğunlukla, İhmal Suretiyle Görevi Kötüye Kullanmak ya da Görevi Kötüye Kullanmak suçu ile karıştırılabildiği, esasen ilk derece mahkemelerince bu suçtan verilen mahkumiyet kararlarının, somut eylemin İhmal Suretiyle Görevi Kötüye Kullanmak suçunu oluşturabileceği düşüncesiyle ve suç vasfının hatalı tayin edildiği gerekçesiyle bozulabildiği durumlarla karşılaşılabilmektedir.

 

Esasen, Büyük Zaralar Veren İtaatsizlik suçundan, hatta emre itaatsizlikte ısrar suçunun basit halinden bahsedilebilmesi için, yukarıda da özetlendiği üzere, öncelikle hizmete ilişkin bir emrin varlığı ve failin bu emir gereğini HİÇ yapmaması gerekmektedir. Bu anlamda, emrin kısmen yapılması ya da geç yapılması halleri bu suça vücut vermeyecektir.

 

Bu anlamda, meydana gelen büyük zararın hizmete ilişkin ve somut bir emrin hiç yerine getirilmemesinden değil de, failin görevin gereklerine ilişkin genel nitelikteki düzenlemelere aykırı hareket etmesinden kaynaklanması halinde bu suçtan değil, diğer unsurlarının da mevcudiyeti halinde As.C.K.’nun 144’üncü maddesi delaletiyle Türk Ceza Kanunu (TCK)’nun 257/1’inci maddesinde müeyyideye bağlanan  Memuriyet Görevini Kötüye Kullanmak suçundan; neticenin, failin görevin gereklerine kasten aykırı hareket etmesinden değil de görevin gereklerini yapmakta ihmal veya gecikme göstermesinden kaynaklanması halinde ise, aynı Kanun maddesinin atfıyla TCK’nun 257/2’nci maddesinde müeyyideye bağlanan İhmal Suretiyle Görevi Kötüye Kullanmak suçundan bahsedilebilecektir.

 

Görüleceği üzere, somut olayın özelliklerine göre değişkenlik gösterebilecek nüanslar ya da çok küçük ayrıntılar suçun vasfının ve dolayısıyla müeyyidesinin ve sonuçlarının ciddi anlamda değişmesine neden olabilmektedir. Çünkü, As.C.K.’nun 89/1’inci maddesinde düzenlenen suç için kanunda öngörülen hürriyeti bağlayıcı ceza (seferberlik hali dışında) “bir seneden on seneye kadar hapis” cezası iken; ceza miktarı TCK’nun 257/1’inci maddesinde düzenlenen suç için “altı aydan iki yıla kadar”; TCK’nun 257/2’inci maddesinde düzenlenen suç için ise “üç aydan bir yıla kadar” hapis cezası şeklindedir.

 

Sonuç olarak, Askeri Ceza Kanununda düzenlenen suçlar ayrı bir uzmanlık, deneyim ya da ilgi alanını oluşturduğundan, bu tip suç isnatları ile karşılaşan asker kişilerin konunun uzmanı ya da deneyimli Ceza / Askeri Ceza Avukatlarının hukuki yardımından istifade etmelerinde fayda bulunduğu düşünülmektedir.

Av. Okşan ÇİDEM   

 

Çidem Hukuk

Yorum Yap:

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.