TR EN
info@cidem.av.tr 0312 502 75 00

Ticaret sözcüğü ekonomi ve hukuk bilimleri açısından farklı kapsamlara sahiptir. Bu anlamda, ekonomik yaklaşımda “ticaret”, malların üretim ve tüketim aşamaları arasındaki aracılık faaliyetlerini kapsamakta iken, hukuki anlamda, tüketim ve üretim aşamalarını da içine almaktadır. Dolayısıyla, ticaret hukuku, mal ve hizmetlerin üretim, değişim ve tüketim aşamalarındaki ticari faaliyetlerinin bütününü düzenleyen ve özel hukuk alanına ait bir hukuk dalıdır.[1]

Ticaret hukuku, niteliği itibarı ile, medeni hukuk ve borçlar hukuku ile bir bütünlük oluşturmaktadır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 1’inci maddesinde “Türk Ticaret Kanunu, Türk Medenî Kanununun ayrılmaz bir parçasıdır” hükmüne yer verilmiştir. Medeni Kanunun 5’inci maddesinde de “Bu Kanun ve Borçlar Kanununun genel nitelikli hükümleri, uygun düştüğü ölçüde tüm özel hukuk ilişkilerine uygulanır” denilmektedir. Borçlar Kanununun 646’ncı maddesinde  “Türk Borçlar Kanununun, Türk Medeni Kanununun beşinci kitabı ve tamamlayıcısı olduğu”nun ifade edildiği de dikkate alındığında, “hakkında ticari hüküm veya örf ve adet hukuku kuralı bulunmayan ticari anlaşmazlıklara da Borçlar Kanunu hükümleri uygulanacaktır.”[2]

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu başlangıç ve son hükümler hariç tutulduğunda 6 kitaptan oluşmaktadır. Bu anlamda, Ticaret Kanununun birinci kitabı “Ticari İşletme”, ikinci kitabı “Ticaret Şirketleri”, üçüncü kitabı “Kıymetli Evrak”, dördüncü kitabı “”Taşıma İşleri”, beşinci kitabı “Deniz Ticareti”, altıncı kitabı da “Sigorta Hukuku” başlıklarını taşımaktadır. Kısacası Ticaret Hukuku, yukarıda kanuni başlıkları sayılan alt hukuk dallarının tamamını kapsamaktadır.

Diğer yandan, globalleşen dünya düzeni, iletişim ve ulaşım alanında yaşanan gelişmeler, artan ihtiyaçlar ticari faaliyetlerin ülkelerin kendi toprakları ile sınırlı kalmamasına yol açmıştır. Bu gelişmeler ticaret hukuku kurallarının da niteliğini etkilemekte ve devletleri, uluslararası ticari hayatın gereklerine ve ihtiyaçlarına uygun düzenlemeler yapmaya yöneltmektedir. Nitekim 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun hazırlanması sürecinde, Türkiye’nin Avrupa Birliği ile ortaklık müzakeresi içerisinde olan bir ülke olması, Dünya Ticaret Örgütü’nün önerileri ve Türkiye’nin uluslararası ticaret alanında taraf olduğu uluslararası andlaşma hükümleri de dikkate alınmıştır.[3]

Konunun iç hukuk boyutu dışında, uluslararası alanda, ülkelerin özel hukuk sistemleri arasında bağlantı oluşturmaya, birbirleriyle uyumlu hale getirmeye yönelik çaba ve faaliyetlerde bulunan uluslararası kuruluşlar oluşturulmuştur. Bu kuruluşlardan en önemli ikisini UNIDROIT (International Institute for the Unfication of Private Law) ve UNCITRAL (United Nations Commissions on International Trade Law) oluşturmaktadır.

Bunun dışında, uluslararası ticaret ile ilgili olarak izlenen yöntemlerden bir diğerini de bazı uluslararası teşkilatlar tarafından hazırlanan kuralların, sözleşmenin ya da ticari ilişkin taraflarının, kendi irade ve onaylarıyla sözleşme metni haline getirmeleri ya da aralarındaki sözleşmeye dahil etmeleri oluşturmaktadır. Bu alanda faaliyet gösteren en öncelikli kurum Uluslararası Ticaret Odası (International Chamber of Commerce-ICC)’dır. ICC; uluslararası ticareti ilgilendiren belirli konularda tek örnek kurallar, sözleşme taslakları oluşturmanın yanında, uluslararası ticari ilişkilerde kullanılan kavram ya da terimlere yorum ve açıklık getirerek, bunları (INCOTERMS) kendi markası altında yayınlamaktadır.

Bahse konu yorum ve açıklamalar, doğrudan bağlayıcılığı nitelikte olmamakla birlikte, tarafların kendi iradeleri ile aralarındaki sözleşmeye dahil etmeleri halinde, hem sözleşme hazırlanması hem de ortaya çıkabilecek uyuşmazlıkların çözümlenmesi süreçlerini kolaylaştırıcı etki yaratmaktadır. Diğer yandan, ICC bünyesinde kurulan Tahkim Kurulları vasıtasıyla, uluslararası ticari uyuşmazlıkların, kuşkusuz yine tarafların kendi iradeleri ile,  yargısal yollar yerine hakem yoluyla çözümlenmesine imkan sağlanmaktadır.[4]

Özellikle ulusal veya uluslar arası nitelikteki ticari sözleşmelerin hazırlanması, hukuki açıdan gözden geçirilmesi, ihtilafların yargısal veya yargı dışı yollarla çözümlenmesi, bu konularda hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunulması konuları olmak üzere, ticaret hukukunun uygulama alanına giren tüm hukuki konular, Ofisimizin önem verdiği faaliyet alanlarından birini oluşturmaktadır.

.

 

 

 

 

 

[1] Fatih BİLGİLİ, Ertan DEMİRKAPI, Ticari İşletme Hukuku, Dora Yayınları, 6. Baskı, Bursa, 2016, s. 1.

[2] Turgut AKINTÜRK, Derya ATEŞ, Borçlar Hukuku, 26. Baskı, Beta Yayınları, İstanbul, 2017, s. 5-6.

[3] Fatih BİLGİLİ, Ertan DEMİRKAPI, Ticari İşletme Hukuku, s. 3. Örneğin, eski kanunda yer almayan birçok husus ( tek pay sahipli Anonim Şirketler gibi) bu etkilerle yeni Ticaret Kanununa yansıtılmıştır.

[4] Fatih BİLGİLİ, Ertan DEMİRKAPI, Ticari İşletme Hukuku, s. 3, 13-14.