TR EN
info@cidem.av.tr 0312 502 75 00

İdare hukuku, idarenin kuruluş ve işleyişine uygulanan kamu hukuku kurallarının bütününü ifade etmektedir.

Kelime anlamı itibarı ile “idare (yönetim)” kavramı hem bir örgütü hem de bu örgütün faaliyetlerini ifade eder. Bu anlamda, idare olgusu, bir devlette görülebildiği gibi, özel hayatın her alanında da (örneğin dernek, vakıf, şirket hatta apartman idaresi gibi) görülebilmektedir. Bununla birlikte, idare hukukun konusunu oluşturan “idare” devletin idaresini yani kamu idaresini ifade etmektedir.[1]

İdare hukukunun uygulama alanını belirlemekte kullanılan temel ölçüt “kamu gücü” ölçütüdür. Buna göre, idarenin kamu gücü kullanarak yaptığı işler idare hukukuna tabidir ve bu işlerden doğan uyuşmazlıklara idari yargıda bakılır.

Anayasanın 125’inci maddesinde, genel kural olarak, “İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır” hükmüne yer verilmiştir.

İdari yargı, idari makamların, idare hukuku alanındaki iş, işlem ve eylemlerinden doğan uyuşmazlıkların çözümlenmesi ile görevlidir.[2]

.İdari yargıda ilk derece mahkemeleri, idare mahkemeleri, vergi mahkemeleri ve bölge idare mahkemeleridir. Bu mahkemelerin görevleri 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun’da düzenlenmiştir.

Genel İdari yargı alanındaki yüksek mahkeme ise Danıştay’dır. Anayasanın 155’inci maddesi uyarınca Danıştay, idari mahkemelerce verilen ve kanunun başka bir idari yarcı merciine bırakmadığı kararların son inceleme merciidir. Bunun dışında, kanunla gösterilen belli davalara da ilk ve son derece mahkemesi olarak bakar.

İdari yargı organlarının görev alanına giren davalarda uygulanacak yargılama usulü kuralları ise 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nda düzenlenmiştir.

İdari işlem ve eylemlerden dolayı idari yargı mercilerinde açılacak iptal ve tam yargı davaları kısa sayılabilecek hak düşürücü sürelere tabi olduğundan, idari uyuşmazlığın tarafı olan gerçek ya da tüzel kişilerin idari yargı alanında faaliyet gösteren avukatların hukuki yardım ve deneyiminden istifade etmeleri yerinde olacaktır.

 

 

 

 

[1] Kemal Gözler, Gürsel Kaplan, Kısa İdare Hukuku, Ekin Basın Yayın Dağıtım, 11. Baskı, Bursa, 2017, s. 6-7.

[2] Murat Yaman, İdari Yargı Dava Rehberi, Adalet Yayınevi, 6. Baskı, Ankara, 2018, s. 6.