TR EN
info@cidem.av.tr 0312 502 75 00

Asker Kişilerin Görevi Kötüye Kullanmak Suçları

1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu (As.C.K.)’nun Üçüncü babının “Hizmet ve vazifenin ihlali” başlıklı Dokuzuncu faslında, “Umumi surette ihmal ve tekasül” başlığı altındaki 144’üncü maddesinde düzenlenen ve Türk Ceza Kanunu (TCK)’na atıf suretiyle cezalandırılan memuriyet görevini kötüye kullanmak suçu, bu Kanun’un 12’nci maddesinde tarif edilen bir askerî vazifeyi (hizmeti) yapmakla yükümlü bulunan kişinin (memurun), memurluk görevini Kanun ve nizamın gösterdiği usul ve esaslarından başka surette kullanması biçiminde tanımlanmaktadır.

Bu suçun oluşumu için memurun; kanuni görev ve yetkisini aşması, Kanun’un belirlediği usul, şekil ve esasa uymaması ve takdir yetkisini amacı dışında kullanması ve tüm bu eylemlerin görevi kötüye kullanma kastı altında gerçekleştirilmesi gerekmektedir.

Bu suçun maddi unsuru As.C.K.’nun 144’üncü maddesinin atıfta bulunduğu TCK’nın 257/1’inci maddesinin metninde “görevinin gereklerine aykırı hareket etmek” şeklinde ifade edilmiştir.  Bir görevin gereklerine aykırı hareket edilmesi için ise, öncelikle failin görev alanına giren bir işlemin yapılmış olması zorunluluk arz etmektedir. “Görevinin gereklerine aykırı hareket etmek” şeklindeki ibarenin anlamı dikkate alındığında ise, gereklerine aykırı hareket edilen şeyin, bizzat görev değil, bu görev dolayısıyla memura tanınan kudret ve yetki olduğu anlaşılmaktadır (As.Yrg.2.D., 30.03.2016 tarihli, 2016/99-223 E.K. sayılı kararı).

TCK’nın 257’nci maddesinin birinci fıkrasında tanımlanan görevi kötüye kullanmak suçu, “Kanun’da ayrıca suç olarak tanımlanan hâller dışında, görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle, kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olan ya da kişilere haksız bir menfaat sağlayan kamu görevlisi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” şeklinde düzenlenmiştir.

Kanun maddesinin gerekçesinde de belirtildiği gibi,  TCK’nın 257/1’inci maddesinde tanımlanan suçun oluşabilmesi için, Kanun’a aykırı davranış yetmemekte, bu davranış nedeniyle, “kişilerin mağduriyetine” veya “kamunun zararına” neden olunması ya da “kişilere haksız bir menfaat sağlanması” gerekmektedir (TBMM, Dönem: 22, Yasama Yılı: 2, Sıra Sayısı: 664, s. 654 vd.)

Diğer yandan, bahse konu suç Türk Ceza Kanunu’nda “netice suçu” olarak düzenlenmiş olup, failin, bilerek ve isteyerek görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olma ya da kişilere haksız bir menfaat sağlama kastıyla hareket etmesi gerekmektedir.

Sonuç olarak;

TCK’nun 257’nci maddesinde düzenlenen görevi kötüye kullanmak suçu; genel, tali ve tamamlayıcı bir suç olarak tanımlanmıştır.

Suçun oluşumu açısından Kanunun aradığı ilk unsur failin (kamu görevlisinin) “görevinin gerekli kıldığı yükümlülüklere aykırı hareket etmesi”dir.

Bu durum, diğer kamu görevlileri ile karşılaştırıldığında, görevlerinin gerekleri çok çeşitli kanuni ve idari düzenleme ile emirlerle tarif edilmiş olan asker kişiler açısından özel önem ifade etmekte, ayrı bir uzmanlık alanını ve terminolojiyi ifade etmektedir.

Bununla birlikte, suçun oluşumu açısından, görevin gereklerine aykırı davranışın, “kişilerin mağduriyetini sonuçlamış olması veya kamunun ekonomik bakımdan zararına neden olması ya da kişilere haksız bir kazanç sağlamış olması” ve failin bu suç kastı ile hareket etmesi de gerekmektedir.

Somut olayın özelliklerine göre, görevin gerekleri kavramının kapsamı ve bunun çerçevesini belirleyen askeri düzenlemeler belirleyici rol oynayacağından, bu suç isnadıyla karşılaşan asker kişilerin konunun uzmanı ya da deneyimli Avukatların hukuki yardımından istifade etmelerinin, ceza muhakemesinin amaçları bakımından, maddi gerçekliğe ve adalete süratle ulaşılmasına katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

Av. Okşan ÇİDEM

Çidem Hukuk

Yorum Yap:

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.