TR EN
info@cidem.av.tr 0312 502 75 00

Uyuşturucu Madde Bulundurmak Eyleminin Suçun Tavsifine Etki Eden Özellikleri

Uyuşturucu madde ile ilgili suçlar 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK)’nun İkinci Kitabının, Üçüncü Kısmının “Kamunun Sağlığına Karşı Suçlar” başlığını taşıyan Üçüncü Bölümünde düzenlenmiştir.

Kullanmak maksadıyla uyuşturucu bulundurmak ile uyuşturucu ticareti yapmak suçları farklı suç tiplerini oluşturmaktadır.

Bu anlamda “Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak” başlığını taşıyan TCK’nun 191. maddesinin 1. fıkrası:

“Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.”   hükmünü;

“Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti” başlığını taşıyan TCK’nun 188. maddesinin 3. fıkrası ise:

            “Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak ülke içinde satan, satışa arz eden, başkalarına veren, sevk eden, nakleden, depolayan, satın alan, kabul eden, bulunduran kişi, on yıldan az olmamak üzere hapis ve…. adlî para cezası ile cezalandırılır.” hükmünü amirdir.

Her iki suç için Kanunda öngörülen hürriyeti bağlayıcı cezaların miktarları arasında çok büyük bir farklılık bulunmasına rağmen, Uygulamada, Uyuşturucu Ticareti Yapmak suçundan tesis edilen bazı mahkumiyet kararlarında, aslında faillerin bilfiil uyuşturucu madde ticareti yaparken tespit edilmedikleri gözlenmektedir.

Bu anlamda, görünürde uyuşturucu madde bulundurmak şeklinde ortaya çıkan bir takım eylemlerin, kanuni tipiklik açısından nitelendirilmesinde, gerek failler ile ilgili olarak kolluk makamlarına intikal eden ihbar ya da şikayet içeriklerine, gerekse uyuşturucu maddenin miktar ve bulunduruluş biçimine önem atfedilmektedir.

Yargıtay’ın çok sayıdaki kararında da kapsamlıca tartışıldığı üzere; uyuşturucu madde bulundurma eyleminin, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçunu mu, yoksa uyuşturucu madde ticareti suçunu mu oluşturduğunun tespitinde belirgin rol oynayan husus, bulundurmanın amacıdır. Uyuşturucu madde bulundurmanın, kullanma maksadına matuf olduğunun belirlenmesinde dikkate alınması gereken ve öğretiyle uygulamada da kabul görmüş olan bazı kriterler bulunmaktadır. Bunlardan ilki; failin bulundurduğu uyuşturucu maddeyi başkasına satma, devir veya tedarik etmek hususunda herhangi bir davranış içine girdiğinin tespit edilip edilmediğidir. İkinci kriter, bulundurulan yer ve bulunduruluş biçimidir. Üçüncü kriter de bulundurulan miktardır.

Birinci kriter kapsamında, gerek ihbar ve şikayet içeriği, gerekse soruşturma aşamasında tespit edilen deliller kapsamında, failin, uyuşturucu ticareti yaptığına ya da bu kapsamda kabul edilebilecek eylemler içerisinde olduğuna dair somut delil elde edilemediği irdelenmektedir.

            İkinci kriter kapsamında, öncelikle, failde elde edilen uyuşturucu maddenin açıkta, ortalık yerde, ulaşılabilir bir noktada mı yoksa, özel olarak gizlenmiş mahallerde mi elde edildiği dikkate alınmaktadır.         

Bu anlamda, Yerleşmiş Yargıtay kararlarında; kişisel kullanım için uyuşturucu madde bulunduranların, bunu, genellikle, her zaman kolaylıkla erişebilecekleri bir yerde, örneğin evlerinde veya işyerlerinde bulundurduklarına işaret edilmektedir. Uyuşturucu ticareti ile iştigal eden kişiler ise; gerçekleştirmekte oldukları eylemin ve suçun vahametinin farkında olduklarından çok itinalı davranmaya, ticarete konu ettikleri uyuşturucuları özenle gizleyip saklamaya dikkat etmektedirler. Bu durum; bulundurmanın kullanım amaçlı mı yoksa ticaret amaçlı mı olduğunun değerlendirilmesinde önemli bir kriter oluşturmaktadır.

Başka bir ifade ile Uyuşturucunun kolay erişilebilir yerlerde tespit edilmesi kişisel kullanım amacını; özel gayretlerle zulalanması, gizli bölmelere konulması, gömülmesi gibi eylemler ise ticaret amacını desteklemektedir.

Aynı kriter kapsamında dikkate alınan diğer bir hususu ise elde edilen uyuşturucu maddenin satıma yönelik küçük poşetler halinde elde edilip edilmediği, uyuşturucu ile birlikte hassas terazi ve / veya paketlemeye yönelik poşetçikler ele geçirilip geçirilmediği konuları oluşturmaktadır.

Bu anlamda, Yerleşik Yargıtay kararlarında, uyuşturucuyu ticaret maksadıyla bulunduranların; bunları, genelde, çok sayıda ve özenli olarak hazırlanmış küçük paketçikler halinde, her paketçiğin içine hassas biçimde yapılan tartım sonucu aynı miktarda uyuşturucu madde konulmuş durumda muhafaza ettiklerine dikkat çekilmektedir. Bu gibi yaklaşımlar, uyuşturucunun kullanım dışında bir amaçla bulundurulduğu hususunda önemli bir belirtidir.

Benzer şekilde, uyuşturucu ile birlikte hassas terazi ele geçirilmesinin de kişisel kullanım dışındaki bir amacı çağrıştırdığı, özellikle, hassas terazi ile birlikte paketlemede kullanılan ambalaj malzemelerinin de ele geçirildiği durumların, eylemin, çoğunlukla, uyuşturucu ticareti olarak vasıflandırılması sonucunu doğurduğu görülmektedir.

Üçüncü Kriter kapsamında, bulundurulan uyuşturucu madde miktarının kişisel kullanım limitleri içerisinde kalıp kalmadığı göz önünde bulundurulmaktadır.

Bu anlamda, Yüksek Yargı içtihatlarında, kişisel kullanım için kabul edilebilecek miktarın, kişinin fiziksel ve ruhsal yapısıyla uyuşturucu veya uyarıcı maddenin niteliğine, cinsine ve kalitesine göre değişiklik gösterebilecek olmakla birlikte, Adli Tıp Kurumunun mütalaalarına atıfta bulunularak, esrar kullananların her defasında 1-1,5 gram olmak üzere günde üç kez esrar tüketebildikleri belirtilmektedir.

Esrar kullanma alışkanlığı olanların, bu durumları göz önüne alarak, birkaç aylık ihtiyaçlarını karşılayacak miktarda esrar maddesini ihtiyaten yanlarında veya ulaşabilecekleri bir yerde bulundurabildiklerinin de adli dosyalara yansıyan bilinen bir husus olduğu vurgulanmaktadır. Buna göre, esrar kullanan faillerin olağan sayılan bu süre içinde kişisel olarak kullanıp tüketebilecekleri miktarda esrar maddesi bulundurmaları halinde, bulundurmanın kişisel kullanım amacına yönelik olduğu değerlendirilmektedir.

Nitekim, Yargıtay’ın çeşitli kararlarında, uyuşturucu ticaretine yönelik başkaca somut delilin elde edilemediği 276 gram ile 394 gram arasında değişen miktarlarda esrar maddesi bulunduran faillerin, uyuşturucu madde ticareti suçundan değil kullanmak maksadıyla uyuşturucu bulundurmak suçundan sorumlu tutulabilecekleri kabul edilmiştir.

Bununla birlikte, Yüksek Yargı içtihatlarında, bulundurulan uyuşturucu madde miktarının dışında çeşitliliğinin de önemli bir kriter olarak kabul edildiğini belirtmek gerekmektedir. Bu anlamda, failde, kişisel kullanım limitleri içerisinde kabul edilebilecek miktarlarda esrar maddesi yanında, ayrıca, başkaca tipte uyuşturucu maddelerin de ele geçirilmiş olması halinde, bu durumun, olayın diğer özellikleri de dikkate alınmak kaydıyla, eylemin uyuşturucu ticareti şeklinde vasıflandırılmasına yol açabileceği söylenebilecektir.

Ancak, böyle bir durumda dahi dosyadaki delil durumu ve sanığın / müdafiinin savunmaları belirleyici rol oynamaktadır. Nitekim, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2017 tarihli bir kararında aracında 40 adet MDMA etken maddesi içeren tablet  (Ecstacy hap) ile birlikte 5 parça halinde net 250,95 gram esrar ele geçirilen failin; uyuşturucu kullanıcısı olduğuna yönelik savunmalarını doğrular şekilde kan ve idrar tahlillerinde “THC” (esrar) etken maddesinin tespit edilmesi ve ele geçirilen uyuşturucu maddelerin miktar itibarıyla kullanma sınırları içinde kalması dikkate alınarak, sabit olan eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğunun kabul edilmesi gerektiği vurgulanmıştır.

Sonuç olarak;

Uyuşturucu madde kullanımı çok vahim bir toplumsal sorun oluşturmaktadır. En önemli görevlerinden birisi toplum sağlığını, huzurunu, kamu düzenini sağlamak ve korumak olan devlet tüzel kişiliği bu ciddi sorun ve bununla bağlantılı suçlarla mücadele edilebilmesi bakımından, doğal olarak, önemli ve kararlı adımlar atmaktadır.

Bu anlamda, 5237 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarı ile; TCK’nun 188/3’üncü maddesinde düzenlenen Uyuşturucu ticareti suçu için öngörülen hapis cezasının alt sınırı 5 yıl hapis cezası iken; 18.06.2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanunla yapılan değişiklik ile 10 yıla çıkarılmıştır. Yasama Organının, uyuşturucu ticareti suçlarında daha etkin mücadele edilebilmesi maksadı ve gerekçesi ile yapmış olduğu mevzuat değişikliğinin son derece yerinde olduğu ve tartışılması imkânının bulunmadığı kuşkusuzdur.

Bununla birlikte, yapılan değişiklik ile kullanmak maksadı ile uyuşturucu bulundurmak ile uyuşturucu ticareti yapmak suçlarının cezaları arasında çok ciddi manada bir farklılık oluşmuştur. Kanaatimizce bu durum, eylemin uyuşturucu ticareti yapmak suçunu mu yoksa kullanmak maksadıyla uyuşturucu bulundurmak suçunu mu oluşturacağı konusunda tereddütlü kalındığı, kesin delillerin mevcut olmadığı durumlarda, çok daha fazla hassas ve titiz davranılmasını gerekli kılmaktadır.

Faillerin bilfiil uyuşturucu ticareti yaparken ele geçirilmediği durumlarda, somut eylemin kullanmak maksadı ile uyuşturucu bulundurmak suçunu mu yoksa uyuşturucu ticareti suçunu mu oluşturacağı konusunda Yüksek Mahkemeler tarafından dikkate alınan bazı kriterler bulunmaktadır.

Hiçbir şekilde uyuşturucu ticareti amacı taşımaksızın, belirli bir miktarın üzerinde uyuşturucu madde bulundurdukları tespit edilen faillerin, kimi zaman kendilerinin lehine olacağı düşüncesiyle ortaya koydukları bazı davranışlar (örneğin bedelsiz arkadaşlarına verdikleri ya da birlikte kullandıkları türünden gerçek dışı savunmaları) soruşturma aşamasında, olayın özelliklerine göre uyuşturucu ticareti suçlaması ile karşı karşıya kalmalarına neden olabilmektedir.

Bu gibi durumlarda, ceza muhakemesinin süjelerinden biri olan savunma makamının yaklaşımı, adaletin tesisi açısından büyük ifade ettiğinden, benzer suçlamalarla karşı karşıya kalan faillerin genel olarak Ceza Hukuku, özel olarak da Uyuşturucu Madde suçları konusunda uzmanlaşmış veya deneyimli Avukatların hukuki yardımından istifade etmelerinde bireysel menfaatleri açısından fayda bulunduğu gibi, bu yaklaşımın kamu yararı bakımından da önem ifade edeceği düşünülmektedir.

Av. Okşan ÇİDEM

 

Çidem Hukuk

Yorum Yap:

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.